Afleveringen
-
Konuğumuz Ankara'da Dante'nin kurucu ve işletmecisi Fatma Ece Demir ile ekmekten yola çıkarak şehirlerin hafızasını, ekşi mayanın yaşayan kültürünü, kadın emeğini ve sürdürülebilirliği konuşuyor; Ankara'daki Esat Hal'in dönüşümü üzerinden bir yapının yalnızca restore edilmesini değil, toplumsal belleği yaşatan bir buluşma mekânına dönüşmesini de ele alıyoruz.
-
Konuğumuz Harvard Üniversitesi'nden, Açık Bilinç programcısı Güven Güzeldere ile yapay zekâ çağında fikrin sahipliğini, öğrenmenin ne anlama geldiğini, düşünceyi temsil etmek ile düşünmeden temsil etmek arasındaki ayrımı ve akademinin karşı karşıya olduğu yeni etik sorunları tartışıyoruz.
-
Zijn er afleveringen die ontbreken?
-
Konuğumuz Prof. Dr. Tayfun Atay ile yeniden bir araya gelerek ve Şempanzelerden Peygamberlere kitabından hareketle, insanın biyokültürel yapısını, anlam arayışını, doğayla ilişkisini ve Antroposen çağında yeniden düşünmemiz gereken sorumlulukları konuşuyoruz.
-
5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle, “türlerin demokrasisi” kavramından hareketle doğayla kurduğumuz ilişkiyi; çevre krizini yalnızca bir alarm ya da sinyal olarak değil, insan-merkezci bakışın sınırlarını görünür kılan daha derin bir mesele olarak ele almaya çalışıyoruz.
-
Kitapların ve kütüphanelerin binlerce yıllık tarihinden yola çıkarak okumanın insan beynindeki evrimsel kökenlerini, dikkat ve merakla ilişkisini, kitapların zihinsel ve fizyolojik etkilerini; kültürel sermaye, örüntü tanıma ve modern çağda odaklanmanın önemini konuşuyoruz.
-
Konuğumuz psikiyatrist Dr. Gökben Hızlı Sayar ile mizahın beyindeki karşılığı, belirsizlik çağında dayanıklılık, iklim kaygısı, travma, deprem deneyimi ve gündelik hayatın krizleri üzerine konuşuyoruz.
-
Konuğumuz antropolog Tayfun Atay ile yeni kitabı Şempanzelerden Peygamberlere’den yola çıkarak insanın biyolojik ve kültürel doğasını, antropolojinin “öteki”yle kurduğu ilişkiyi ve Antroposen çağında insan-merkezci düşüncenin yarattığı ekolojik kırılmaları konuşuyoruz.
-
Çöken bir yol görüntüsünden yola çıkarak Antroposen’i bir kırılganlıklar çağı olarak ele alırken; eriyen buzullar, azalan kuşlar, geri dönen kurtlar, Çernobil’in kırk yıl sonra hâlâ süren etkileri ve ısınan okyanuslar aynı soruda birleşiyor: Çatlayan yolun altında yalnızca çöken toprak mı var, yoksa insanın doğayla kurduğu ilişkinin derin kırılganlığı mı?
-
Akbabaların ekosistemdeki temizlik rolünden yola çıkarak kuşların önemini genişleten bu bölümde, ağaçkakanların habitat oluşturan “mimar” rolü ve böcekçil kuşların ekolojik dengeyi sağlayan etkisi üzerinden kuşların doğadaki işlevsel çeşitliliği ele alıyor; kuşların yalnızca estetik değil, ekosistemlerin işleyişini sürdüren temel aktörler olduğu vurguluyoruz.
-
Konuğumuz Londra SOAS'dan Ela Demiral ile Olafur Eliasson’un 'Little Sun' projesinden yola çıkarak, enerjiye erişim, iklim krizi ve ekolojik adalet arasındaki ilişkiyi ele alıyor; sanatın yalnızca estetik değil, aynı zamanda deneyimsel ve dönüştürücü bir alan olarak nasıl işlediğini tartışıyoruz.
-
Hindistan’da yaşanan çarpıcı bir ekolojik çöküş hikâyesinden yola çıkarak kuşların gezegenimiz için kritik rolünü ele alıyor; biyoçeşitlilik kaybı ve iklim krizine değiniyoruz.
-
Konuklarımız Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Selda Öztürk ve Doç. Dr. Sinan Akıllı ile 'Biyosemiyotik" konusu üzerinden canlıların çevreyle kurduğu ilişkilerde nasıl anlam ürettikleri üzerine konuşuyoruz.
-
'Biyolojinin Dönüşümü: Tanımlayıcı Bir Bilimden Üretici Bir Bilime' başlığıyla sentetik biyoloji ve çok yakın zaman önce yayımlanan Adrian Woolfson'un On the Future of Species başlıklı kitabı üzerine konuşuyoruz.
-
Aynı dünyaya bakan farklı canlıların dünyayı bambaşka şekillerde algıladığını; renklerin doğanın değil, algının ürünü olabileceğini sorgulayarak 'Renk Gerçek mi, Algı mı?' sorusunu soruyoruz.
-
Charles Darwin’in eserlerinin Türkçeye kazandırılma sürecini ve özellikle Türlerin Kökeni çevirisinin arka planını konuğumuz Bahar Kılıç'ın yaptığı çeviriler üzerinden ele alıyoruz.
-
Geçtiğimiz yıl Tanıl Bora ile gerçekleştirdiğimiz “Antroposen’de Türkiye: Çevre Düşüncesi, Bellek ve Yeni Cereyanlar” başlıklı söyleşiye yeniden dönüyor; Türkiye’de çevre düşüncesinin bağımsız bir “cereyan” olup olamayacağını, ekolojizm ile çevrecilik arasındaki farkları ve Antroposen çağında düşüncenin nasıl yeni bir zemine kavuşabileceğini tartışıyoruz.
-
Sanayi Devrimi’nden bu yana doğanın milyonlarca yılda biriktirdiği enerjiyi kısa süre içinde atmosfere saldık. Bedelini gezegenendeki pek çok ekosistem ödüyor. Marmara’daki müsilaj ani bir felaket değil; yılların birikmiş yükünün görünür hâli.
Bu noktada bir canlı hâlâ önemli bir şey söylüyor: Pinna nobilis (Pina).
Pina var ise deniz hâlâ kendini düzenleyebiliyor demektir.
-
Konuğumuz Londra SOAS University of London araştırmacısı Ela Demiral ile dekolonizasyon tarihine uğrayarak içinde bulunduğumuz krizler çağını farklı bir perspektiften düşünmeye çalışıyoruz.
-
Renkli fotoğrafın unutulmuş tarihinden yola çıkarak Antroposen’in görsel hafızasını sorguluyor; büyük felaket imgeleri yerine sessiz, kırılgan ve bağlama duyarlı anlara odaklanıyoruz.
- Laat meer zien